Kitap İncelemesi: Tatar Çölü / Dino Buzzati

Tatar Çölü, bir Dino Buzzati kitabı.

İstanbul Edebiyat Kulübü olarak haziran ayında okumasını gerçekleştirdik; üzerine uzunca konuştuğumuz için yazma işini biraz savsakladım.

Beni oldukça etkileyen kitaplardan biri olduğunu belirteyim öncelikle. Mutlaka okunması gereken kitaplar listemin içine gönül rahatlığıyla dahil edebilirim.

Kitap üzerine söylenecek çok şey var;

“İnsan gençken hep bir şey bekliyor; bir şey olmayı, bir yere varmayı, gelecek güzel, özel ve başarılı günleri… Gelecek olanın, hep güzel olacağı zannı var.
Gençken geçmiş bizi kovalamıyor, geleceğe de çok zaman var.

Geçmişten kaçmamıza, gelecekten de korkmamıza gerek yok. Hatta gelecek ümit dolu. Orda bizi bekleyen çok güzel kişiler, şeyler ve başarılı olaylar var. Acele etmemiz gerekmez çünkü gelecek oldukça uzakta.

Şimdinin bir konforu var; alışkanlığın konforu.
Var olduğumuz sistem ve alışkın olduğumuz düzen içinde huzurluyuz. Çünkü alışkınız.
Bizi endişelendiren, gidişatı değiştiren, rutinimizi bozmamızı gerektiren bir şey yok ise bu şekilde sonsuza uzanabiliyoruz; rutinin verdiği atalet içerisinde. Dolayısıyla bir süre daha böyle devam edebiliriz çünkü gelecek hala çok uzak.

Hepimiz biriciğiz, özeliz. Birçok fırsat var değerlendirebileceğimiz ama şu an bunu düşünmemiz gerekmez. Onlar zaten ileride bizi bekliyor, zamanı geldiğinde elbet bir rota çizeriz kendimize.
Neticede bu potansiyele sahibiz; bizi özel kılan şeyler var. İçimizdeki potansiyeli elbette değerlendirebiliriz ama şu an değil; zamanı gelince. Zamanı da henüz gelmedi.”

…Mi acaba?

Kitapta kişinin kendini biricik hissetmesi üzerine şöyle bir bölüm var;

“Ya aslında yanılıyorsa? Ya gayet sıradan bir yazgıya sahip sıradan biri olarak yaratılmışsa?”

Bu çok çarpıcı bir cümle.

Ben de bir potansiyelim olduğuna ve ileride beni bekleyen, ne olduğunu bilmediğim güzel şeylerin varlığına inanıyorum.
İleride bir şey var ama bu benim için henüz tanımlanmış değil. Herkes için sanıyorum ki böyle bir gerçek var:
“Bende farklı ve özel bir şey var.”

Varoluşu anlamlandırabilmek ve şimdiyi ıskalama hatasına düşmemek için üzerine düşünmemiz gereken şeyler olabilir. Belki de sandığımız kadar büyük fırsatlarla dolu değil gelecek. Belki de o kadar uzakta da değil. “Daha çok var” sandığımız geleceğin içindeyiz belki de şu anda.
Bu konu epeydir kafamı kurcalıyor. Kitap bunun detayına inme fırsatı verdi.
Okumanızı isterim; seveceğinizden eminim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close