Size Bir Mektup Var!

Rus romanlarını bilirsiniz; her şeyin mektuplar yoluyla ilerlediği “Siz, Değerli Kont”, “Siz, Darya Alensandrovna” diye başlayanları.

…Aleksey Aleksandroviç bakanlıktan gelen mektuplara göz attı…

…işte gelen bu mektup şimdi ona düşünebileceği her şeyden daha korkunç görünüyordu…

…Prenses Tverskaya’dan size gelen bir mektup var…

…bu mektup, Anna’yı ruhunun en derin noktalarına kadar aşağılamıştı…*

*Anna Karenina / Tolstoy 

Bir zamanlar bir yerlerde insanlar birbirine böyle mektuplar yazıyordu. Daktiloyla, el yazısıyla, düz yazıyla ve belki bir katip vasıtasıyla. Biz o dönemlere yetişemedik ama muhteşem kitaplar o dönemleri anlamamıza yardımcı oluyor.

O kadar eski olmayan zamanlarda bizler de akrostişli mektuplar yazdık ilkokul arkadaşlarımıza ya da üzeri pullu, simli yeni yıl kartpostalları attık. Belki Kont Vronsky’nin Anna Karenina’ya ya da Kafka’nın babasına yazdıkları gibi değildi ama bizim yazdıklarımız da bizim dönemimiz için yeterince “mektup”tu.

Bize kalbi kadar temiz sayfa ayıran arkadaşlarımızın günlüklerine yazdıklarımız ya da nasıl anlatsam sana, baş harflere baksana manilerini içeren notlarımız da yeterince “mektup”tu.

Babalarımızın annelerimize hasretli öpücüklerini iliştirdiği asker resimleri ya da uzaktaki kuzenimize gönderdiğimiz, üzerimize simleri bulaşmış Noel Baba da elbette birer “mektup”tu.

Bu yazı, başlangıcı o hissi verse de  “artık kimse kimseye mektup yazmıyor romantizmi” olmayacak. Gerçek evet bu ama, dönem bunu gerektirdiği için değişmek durumunda kaldık. Üyesi olduğumuz toplumda doğal seleksiyona uğramak istemiyorsak uyum sağlamak, değişmek ve gelişmek zorundayız. E-mail varken güvercin kullanamayız ama bu demek değil ki biraz da nostalji  yapmaya hakkımız yok.

Dün gece çok eskiden kalma hatıralar kutumu çıkardım; evet böyle bir kutum var. Tahmin edeceğiniz üzere içinde onlarca mektup var.

3ADF488D-6C42-493E-BBE7-C2DCC3D3959E

Bazıları kardeşimden, bazıları arkadaşlarımdan, bazıları eski sevgililerden onlarca mektup var. Ne derece değerli olduklarını tahmin edersiniz. O kadar güzel, temiz ve komikler ki bazı yerlerde şaşkınlığa uğruyorum; bazı yerlerde kahkahalar atıyorum.

Font olmayan kişisel karakterlerle yazılmış yazıyı okumanın çok ayrı bir zevki var. Kiminin yazdığı muazzam, kiminin yazdığını benim diyen eczacının dahi okuması güç. Kimi maviyle başlamış, siyahla devam etmiş; kimi dolma kalemle yazılmış, yer yer mürekkep lekeleri biriktirmiş. Ama hepsi benim için, bana özel yazılmış. Annemin işyerindeki daktilosuyla yazılmış bir kişisel denemem dahi var içlerinde. Fazla deneysel olduğu için paylaşma lüzümu hissetmiyorum:)

Harikalar öyle değil mi?

El yazısı mektupları sevdiğimi bilen yakın dostlarım bana bunu dönem dönem yapıyorlar. Bir kitap almışlarsa içine bir de mektup sıkıştırıveriyorlar. Bir şey gönderiyorlarsa yanına bir tutam da not iliştiriyorlar.

Günlük iletişimimizin bu yolla olmasını artık hiçbirimiz beklemeyiz ve hatta istemeyiz ama küçük, tatlı sürprizlerin hepimizi mutlu edeceğinden eminim. Özel günler bence bunun için var. Birileri birilerini mutlu etsin diye. Postadan çıkmış bir el yazısı mektupla havalara sıçratabileceğiniz bir çok dostunuz olduğuna şüphem yok. Eğer bir kişi bile bu yazıyı okuyup bir diğerine mektup yazmaya karar verir ise bu yazı misyonunu tamamlamış demektir.

Mektup konuşuyorsak eğer, bazı ünlü mektupların sözünü etmeden geçmek haksızlık gibi geliyor.

Kafka’nın Milena’ya yazdığı şu satırları kim unutabilir?

“Yanımda yürüyordun Milena. Düşünsene, yanımda yürümüştün… Aşık biri için ne büyük nimet değil mi? Aşık olduğu kadınla yan yana yürümek, yürüyebilmek.”

Babasına yazdığı mektubu biliyorsunuz; hiçbir zaman babasının eline geçmemiş olan ve bizim Kafka’yı daha net anladığımız o uzun, hüzünlü mektubu;

“Çok sevgili babacığım!
Bana son günlerde bir ara, senden korktuğum gibi bir savı hangi nedenle ileri sürdüğümü sormuştun. Her zamanki gibi bir yanıt bulup verememiş, bu da işte biraz yine senden korkmamdan, biraz senden korkmamın nedeninin pek çok ayrıntıyı içermesinden, dolayısıyla bunları yarı buçuk da olsa sözle belirtemeyeceğimden kaynaklanmıştı.
Şimdi sana yazıyla yanıt vermeye kalkıyorsam, bu yanıtta da yine pek çok boşluk kalacak, çünkü söz konusu nedeni kaleme alırken, senden duyduğum korku ve bunun yol açacağı sonuçlar sana karşı özgür davranmaktan beni alıkoyacak, konunun büyüklüğü belleğimle zeka gücümü enikonu aşacaktır.”

Ünlü mektuplardan bir diğeri ile kapatacağım; Napoleon Bonaparte tarafından sevgili Josephine için tutku ve aşk ile yazılmış olanla. Bildiğiniz Bonaparte değil başka birini göreceksiniz aşağıdaki satırlarda;

“Seni sevmeden tek bir gün bile geçirmedim, bir tek gecem bile geçmedi seni kollarımla sarmadan; yaşamımın ruhundan beni uzak tutan zafer ve tutkuya lanet etmeden bir tek fincan çay bile içmedim. İşlerin arasında, orduların başında, savaş alanlarını aşarken benim tapılası Josephine’m hep kalbimde tek başına oturuyor, zihnimi meşgul ediyor, düşüncemi alıp götürüyor. Senden, Rhone’nin sel suları kadar hızla ayrılmamın nedeni daha çabuk yeniden görmektir. Eğer gece yarısı çalışmak için kalkıyorsam, bunu, benim tatlı sevgilim gelişini belki birkaç gün öne alır diye yapıyorum ama bununla birlikte sen mektubunda bana “siz” diyorsun.

Sensin “siz!”

Ah! kötü kız, nasıl yazabildin bu mektubu sen? Ne kadar da soğuk! Ah! Sevgilim, bu “siz” ve bu dört gün yok mu, benim o eski aldırmazlığımı aratıyorlar bana. Kim neden olduysa buna, vay haline…

Siz! Siz! Ah ! On beş gün içinde neler olacak? … Ruhum üzgün, yüreğim köle olmuş ve hayal gücüm beni korkutmakta… Beni az seviyorsun… Bir gün gelecek beni artık hiç sevmeyeceksin, söyle bunu bana. Hiç değilse acıyı hak etmeyi başarırım. ”

Eğer bir gün bir yerde yolumuz kesişmiş ya da bir gün keşisecek ise ve ben size bir hediye gönderiyorsam paketi atmadan önce içine bir kere daha bakmanızı öneririm; muhtemelen size yazılmış birkaç satır bulacaksınız. Yazım inanamayacağınız kadar kötüdür ve bir telefon mesafesinde “orada ne yazdığımı” okuyamadığınız anı bekliyor olacağım:)

Mektup gönderenlerimizin hiç bitmemesi dileğiyle,

Size Bir Mektup Var!” için 9 yorum

  1. Gerçekten müthiş, tek kelime!

    Liked by 2 people

    1. Hayat Sanat Meselesi 18 Temmuz 2018 — 16:41

      Bu durumda birileri birilerine mektup yazacak diye düşünebiliriz sanırım:) Teşekkür ederim, sevgiler…

      Liked by 1 kişi

  2. Harika bir yazı.
    İçimde bir mektup gönderme isteği uyandırdı. Teşekkürler.

    Liked by 2 people

    1. Hayat Sanat Meselesi 25 Temmuz 2018 — 13:33

      Umarım ilk fırsatta mektup sahibine ulaşır. Sevgiler

      Liked by 1 kişi

  3. Sana yazdığım ilk mektup taşınma telaşı ile kaybolsa da fotoğrafı hâlâ duruyor; hatırla ve bekle: Yeni yıla ne kaldı ki? Tam yüz on gün.
    Bilinen dışında bilinmeyenden gelen sözcüklerin tadı başka, bambaşka.

    Liked by 1 kişi

  4. burdaherseykitap 14 Ekim 2018 — 00:16

    Farklı ve hoş.

    Liked by 1 kişi

  5. ilginç hemde çok ilginç ben insanların mektup yazmayı değil daha çok Telefonda tablete mesaj ve E-posta yazdığını düşünürdüm. ama çevremize baktığımızda tek gördüğüm insanların herşeyi teknoloji iletiğini düşünmem de haklı olabilirim. Diye düşünüyorum. aslında mektup yazmak yada birisinden mektup almak çok güzel duygularla sonuçlanabilir. Ama artık bizim eve postacı bile gelmiyor. faturalar bile telefona yada e-posta adresime geliyor. ben en son askerdeyken Aileme Mektuplar yazardım içine de Askerde çekildiğim resimlerimi koyar gönderirdim. şimdi bakıyorumda kimse mektupla yada mektup yazmakla uğraşmıyor pratik olan araçlar insanlara daha kolay geliyor bu yüzden sizin yazınızı ilginç buldum güzel manasında

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close