Tek Kişilik Festival

Tek başınıza tatile çıkar mısınız?

“Olur mu öyle şey!” diyenlerdenseniz biraz aklınızı karıştırmak isterim. Üstelik şimdiye dek bu fikre uzak durmuş ve sadece birkaç ay önce deneyimlemiş biri olarak konuşacağım.

Yalnızlık, tercihli olduğunda gerçek bir “şölen” olabilir. Buradaki tercihli olmak; sürekli değil dönemsel; zorunlu değil keyfe bağlı olmayı karşılıyor.

Bir yere yalnız gitme hali, oraya yerleşmek şeklinde gerçekleşiyorsa o kadar da özenilesi ve teşvik edilesi olmayabilir. Değerlendirilmesi gereken birçok değişken ve mutlak yalnızlık faktörü girecektir işin içine.
Benim bahsetmek istediğim o “tek başınalık” değil.

Arkadaşlarınızla buluşmayacağınız, kimseyle görüşmeyeceğiniz, sohbet geliştireceğiniz insanları ilk defa orada göreceğiniz, yeni insanlarla tanışacağınız ya da tanışmayacağınız, bütün kuralları sadece paşa gönlünüzün belirleyeceği bir seçeneği idealize ediyorum.

Bu sene ilk defa tek başıma tatile çıktım. Güzellemelere doyamadığım ve ara sokaklarını dahi ezbere bildiğim Bodrum’a gittim.
Bilenler vardır; Bodrum doksanlardaki Bodrum değil. Çok şey değişti ama değişen sadece orası değil; eğlence ve tatil kültürümüz baştan ayağa değişti. Eskiden sahilde olmak sessizlik ve huzura eşdeğerdi; şimdi yüksek sesli müziğin eşlik ettiği gürültülü eğlencelere eşdeğer. Bodrum da bu değişimin içinde yer aldı; öyle de olmak zorundaydı sanırım. Çünkü değişime direnen ayakta kalamıyor; bu da doğal seleksiyon.

1E4B8E32-AB00-4E73-81A9-E8B0070C2678

Ben Bodrum’u hala çok seviyorum; gördüğüm değişimde beni üzen ve “keşke böyle olmasa” dediğim çok detay var ama Bodrum’u “beach kültüründen ibaret değil onlara rağmen var olan bir değer” olarak gördüğüm için bir gün tamamen yerleşmeyi çok istiyorum; bunun gerçekleşebilirliğini zamanla göreceğiz.

Bu birkaç günlük kaçamağımı planlarken ne istediğimden çok ne istemediğimi biliyordum. Lüks konaklama kesinlikle istemediğim bir şeydi ve bütün ayarlamalarımı buna uygun yapmıştım. Yapayalnızdım ve canım ne isterse onu yapacaktım.
Ne yiyeceksem, ne içeceksem, ne yapacaksam, nerede yapacaksam, nereye çöküp nerede yürüyeceksem kendim seçecektim.

Tatilimin içinde, ağırlığı olacağını bildiğim iki şey vardı; kitap ve şarap.

Yanıma aldığım kitap “Kurtlarla Koşan Kadınlar” idi. Kitabı biliyorsanız ne kadar kalın olduğunu da biliyor olmalısınız. Sırt çantanıza atmak isteyeceğiniz bir kitap değildir ama bir kadının yalnız tatili için daha uygun bir seçenek aklıma gelmedi. Seçimimi, taşıma zorluğuna rağmen hala çok isabetli görüyorum:)

-Bahsi geçmişken mutlaka okumanızı isterim demeden geçemeyeceğim. Bir ara üzerine de yazmayı planlıyorum.-

Takvimimi ölü sezona ayarlamıştım; kalabalık istemiyordum ve planımın yolunda gitmeyen tek tarafı da bu oldu çünkü bu sene 1.si düzenlenen “Ot Festivali”ne denk gelmişim. Çantamı sırtlayıp sahile indiğimde kısa süreli bir şok yaşadım:) Kalabalık evet vardı; ortalık cıvıl cıvıldı ama rahatsız edecek boyutta değildi. Hatta tam tersine ortalık o kadar keyifli idi ki “iyi ki” dediğimi de hatırlıyorum. Bu satırları yazarken bile yüzümde bir gülümseme oluyor; öyle de harika zaman geçirdim.
Grup olarak gittiğimiz yerlerde yeni insanlarla tanışma ve sohbet etme oranımız epey düşüktür. Çünkü zaten arkadaşlarımız yanımızdadır ve bunun dışında bir iletişime ihtiyaç duymayız. Yine de duymayabilirdim çünkü baştan beri planım yalnız olmaktı. Bir yere oturdum; karşımda festivalin stand alanı vardı. Stand sahipleri aralarda bir şeyler içmeye geliyorlardı, yanyana oturuyorduk. O zamanlarda sohbetler ettik, onlar Bodrum’dan bahsetti ben İstanbul’dan. Hiçbiri benim yerimde olmak istemiyordu ama ben onlar olmayı kesinlikle istiyordum. O an bana sorulsa işi gücü bırakıp Bodrum pazarında bakla satmayı kabul edebilirdim.


Emin olduğum bir şey var; eğer yalnız olmasaydım o sohbetler olmayacaktı. Bildiğimiz bir yerde bildiğimiz insanlarla beraber isek, konforu kolay kolay terk etmeyiz. Tanımadığım insanlarla konuştum, bebek sevdim, köpek sevdim. Geçirdiğim zamanı uzatmış ve fazla çay tüketmiş olmalıyım ki bir çay da garson ısmarladı:)

AB72DE0A-E475-4F32-A92F-62BFC0747DFF.jpeg

Orda boşluğun keyfini sürerken “akşam ne yapsam”ı düşündüm. Bodrum’da akşamları çok şey yapılabilirdi. “ama tek başına ne yapılabilirdi?”yi  önceden tecrübe etmemiştim. Keyifli zaman geçirileceğinden emin olduğum iki yer vardı;
Mavi Bar ve Veli Bar.
O an hangisini daha çok istediğime karar veremedim. Cuma olduğu için ikisinde de grup vardı, biri Barlar Sokağı’nın girişinde biri ise diğer uçta. İkisine de yürüdüm rezervasyon yaptırayım diye. Mavi’ye yürümüşken Bodrum’un belki de en güzel yerinde yer alan Zeki Müren’in evine de -bilmiyorum kaçıncı kez- uğradım. Vakit benim, ne istersem yapabiliyorum ve hiç ama hiç bir yere yetişmem gerekmiyor.

Veli’de rezervasyon için ismimi not eden barmen, telefonumu almadı.
 “Numaramı almadınız, beni kandırıyor musunuz?” dediğimde,
“Kimse katılmayacağı bir rezervasyonu yaptırmaya yürüyerek gelmez” dedi.
Epey gülüştük. Şansa bu yazıya bir gün rastlar ise kendisine sevgilerimi gönderiyorum.

Akşamüstü o adını çok iyi bildiğiniz arka sokaktaki İtalyan pizzacısında yemek yedim, şarap içtim. Bunları yaparken hiç mi sıkılmadım; hayır hiç sıkılmadım. Akşama uzun saatler de olsa yine hiç sıkılmazdım.

Sadece filmlerde yaşanır sandığım keyifler yarattım kendime. Şaraplı, kitaplı, denizin önünde…

Akşam oralarda olan bir arkadaşım katıldı bana. Bara beraber geçtik ama ben şölenimi sabahtan başlatmış ve hayalimin de ötesinde mutlu olmuştum bile.FFEC540A-D79D-436B-8D15-B18C4C8F850B.jpeg

Demem o ki siz de yapın bunu, tek başınıza seyahate gidin. O kadar iyi geliyor ki, tarifi yok.

Belki döndüğünüzde sizin de anlarınızı ve o anlardan yarattığınız unutulmaz anılarınızı konuşuruz.

Sevgiler,

Tek Kişilik Festival” için 2 yorum

  1. Okurken yalnızlığın aslında kalabalık olduğunu gördüm. İnsanlarla iletişime geçmeye ve seni günün detaylarını planlamaya itiyor. Oysa yanında arkadaşlarınla gittiğinde bazen plana dahil olmakla bitiyor mesele. İşin keyifli tarafı istediğin zamanda istediğini yapma kısmında (; tercihli yalnızlık güzelmiş hissettim sayende (:

    Liked by 1 kişi

    1. Hayat Sanat Meselesi 25 Temmuz 2018 — 17:58

      Eğer tatile tek çıkma motivasyonu verdiyse yeterince ifade edebilmişim demektir:) Beğeni için teşekkür ederim, sevgiler…

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close