Öfkem varsa sebebim de var! Peki ya yoksa?

Atasözlerini sever misiniz?

Ben bayılırım. Deneyim içerirler; bu yüzden de çok gerçektirler. İstisnai durumları olmayan, her denendiğinde aynı çıktıları veren yaşam süzgeçleridir her biri.

“Öfkeyle kalkan zararla oturur”  ya da “Keskin sirke küpüne zarar verir”  sözlerini yaşamınız boyunca kimbilir kaç defa duydunuz? Belki öğüt olarak aldınız belki siz başkalarına öğüt verdiniz ama ataların deneyimlerine güven duydunuz.

Çünkü onlar bizim erken uyarı sistemlerimiz. Bizden önce yaşanmış olanın bizde de yaşandığı ve hatta bizden sonra da yaşanacağı bellidir; yaşam böyle ilerler.

0A0D9FC7-722E-49E4-A579-F95AAB6506B7

Dün bir arkadaşımla açık bir çatışma yaşadık. Konu üzerine düşündüğümde biriken öfkenin bazen beklenmedik sızıntılardan koca bir volkanmışcasına patlayabildiği sonucuna ulaştım. Neticesi ikimiz için de hoş olmadı ama süreci yönetmekte belli ki bir şeyleri yanlış yapmıştık.

Öfke, kuvvetli bir duygu, bazen gereğinden fazla tepki açığa çıkaran da denebilir. Kontrolün sizden ona geçtiğini hissettiğiniz zamanlar olmuştur.

Tek başına ortaya çıkmış bir duygu olmadığını biliyoruz; bir tutum ya da davranış demek daha doğru görünüyor. Altında yatan başka bir duygu var; öfke bu duygunun sonucu.
Duygular, bizde düşüncelere neden olur. Bu düşünceler de bazen öfkeyi yaratır. Bu anlar küçük huzursuzluklar ya da gerginliklerle geçiştirilebileceği gibi bazen patlama anlarına ve şiddetli tepkilere de neden olabilir.
Bu duygu, bazen kişinin kendisine yöneliktir ve hatta bizzat kişi kaynaklıdır -bu bana sıklıkla olur- , bazen tamamen dıştan gelen bir etki ile belirir.

Öfke bir tutumsa belirdiği zaman nasıl davranacağımızı yönetebilmek de esas mesele oluyor. İçimizde mi kalsın, dışarı mı püskürtelim?

Kendimizi ifade etme isteğimiz ama bunu yaparken saldırgan bir tutumdan kaçınmak gerekliliğimiz ya da ifade edildiğinde pişmanlık duyacağımız söz, tavır ve davranışlar var.
Bastırılan duyguların çok güzel neticeler vermediği kanaatindeyim. Hem iç gözlemlerim hem de dışarıdan gördüklerim bunun yapıcı bir tutum olmadığını bana bir çok kez gösterdi.

Doğru davranışın öfkeyi ifade etmek olduğuna karar verdik diyelim. Peki bunu saldırgan olmadan yapmanın bir yolu var mı? Bence bu dengeyi kurmak çok zor.
Suçlayıcı olmadan öfkesini dışavuran, kendini ifade eden, süreç sonunda da tezini savunup derdini karşı tarafa aktarabilen ve nihai amaç olan rahatlamaya ulaşabilen kişi takdiri kesinlikle hak ediyor.

İfade edilmeyen öfkenin potansiyel tehlike olduğuna inananlardanım. Biriken öfkenin uzun dönemde faydası olmayacağından eminim.
Pasif agresif tavırla bir süre götürebilir ama bu hem bizi hem karşı tarafı çok yormaz mı? Yukarıda bahsettiğim kişisel örneğimde olduğu gibi ilk bulduğu fırsatta bütün lavlarını dışarı salmaz mı? O zaman da kontrolden bahsetmek epey zorlaşır.
Ben ifadecilerdenim ama bunu her zaman yukarıda tarif edilen sağlıklı bir süreç içinde yaptığımı iddia edemem. Patlama anlarım oluyor. Trafikte kendinize hiç yakıştıramadığınız davranışlarda bulunduğunuz olmadı mı? Ya da incitmek istemediğiniz birine aslında söylemek istemediğiniz şeyleri söylediğiniz? Büyük ihtimal olmuştur.

“Hayır bu bana hiç olmaz” diyorsanız benim bu yazıyı bırakıp ivedi olarak bir uzmana görünmem gerekiyor demektir:

– Doktor, bir dürtü kontrol bozukluğum olmalı.

CD39BF31-CAFE-4CF2-8F78-0DFAE6884013

Ruh bilimcilerin kullandığı bir ifade var ; bilişsel yeniden yapılandırma.
Havalı olmayan adıyla düşünce biçimini değiştirmeyi karşılıyor.

Bir gerçeğimiz var; o da duyguların düşünceyi yarattığı. Düşünce biçimimize takla attırınca konuya yönelik hissettiğimiz şey de değişiyor. Bunu yapmak buraya yazmak kadar kolay değil tabii ki. Ama bu yöntem çalışıyor. Yaş da biraz bu konuda destekleyici; tecrübe içerdiği için sanırım.

Bazen öfkenin beni alıp kafasına göre yönlendirdiğini hissediyorum, o zamanlar “tepkisel ben” oluyorum. Sonra sakinleşiyorum, “ne gerek var buna beni” oluyorum.
Ne gerek vardı buna kısmına geçiş sonrası çok sancısız, nefis bir süreç. Çünkü bakışın başka yöne dönüyor.

Yazının da bir öfke boşaltım yöntemi olduğunu düşünüyorum. Rahatlatma etkisi olduğundan hiç kuşkum yok. Bazen duygu, düşünce ve tutumlarımızı ifade etme gereği duyuyoruz. Duyuyoruz ki yazıyoruz. Sonrasında duygularda ya da olayın kendisinde meydana gelen değişiklik, öfkenin sönmesi, bakış açının değişmesi gibi nedenlerle yazdığın manasız gelmeye başlıyor.

Öfkelendiniz. Buna bir duygunuzun sonucu olan düşünceleriniz neden oldu. Değiştirmeniz gereken o düşünceleriniz. Duygunuzu koruyun ama olaya başka yerden bakmayı deneyin. Çalışıyor.

FBD6D64C-A998-45A5-A00E-F78C40629BFB

“Ali’ye ofise girince günaydın dedim ama bana karşılık vermedi. Demek ki bana tavır koyuyor. Bugünkü toplantıda bütün söylediklerine itiraz edeceğim, görür o”

“Ali’ye ofise girince günaydın dedim ama bana karşılık vermedi. Bir şeye bozuk sanırım. Üstüne gitmeyeyim.”

“Ali’ye ofise girince günaydın dedim ama bana karşılık vermedi. Duymadı herhalde. Günaydın Ali!”

Bir arkadaşımıza günaydın dedik, cevaplamayınca kırgın hissettik. Sonrasında kendimizi nasıl hissedeceğimiz kırgınlığa bağlı geliştireceğimiz düşünceler tarafından belirlendi. Yukarıdaki örnekte öfke davranışı ile rövanşa kalkışırsak başımıza epey dert açılır gibi duruyor. Toplantı sonunda “atalar ne kadar haklıymış” derken bulabiliriz kendimizi.

Bir evin her penceresi aynı manzaraya bakmaz öyle değil mi? Bu oda sizi boğuyorsa diğerine geçin, belki ordaki cam dağ ya da deniz manzaralıdır.

Öfkem varsa sebebim de var! Peki ya yoksa?” için 2 yorum

  1. Yaz şu kitabı artık. Vallahi okuyacağım 🙂

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close