Akşama ahtapot var, mutlaka bekliyorum!

Hayal kurmakla pazartesi sabahlarının bir ilişkisi var mıdır?

Varoluşumuzu en sorguladığımız gün olan pazartesi; modern insanın atalarının avlandığı ve tükettiği, bulduğu ama saklamadığı, yakaladığı ve sahiplenmediği yaşama en çok özenilen gün gibi duruyor.

Mesele, bireysel emeğin bir sermaye sahibine ücret karşılığı satılması ve karşılığında sahip olduğumuz yaşamların satın alınması ama bunun tatminden çok uzak olması mı?

Belki öyle, belki değil ama içeriden bir şeyin bizi doğaya çağırdığına eminim. Evrimsel psikoloji bunu nefis açıklıyor. Ağaç evlerimizden yıldızları seyrederek uykuya dalma isteğimiz büyük büyük büyük dedemizden gelen kültürel miras. Günümüzde yapay zeka çalışmaları yapılıyor ama insanlık içten içe avcı toplayıcı mı kalmak istiyor acaba?

Eskiden güzellik yarışması finalistlerine bir mikrofon verilir ve ellerinde bir sihirli değnek olsa neyi değiştireceklerine dair hayalleri sorulurdu. Verilen cevaplar da Dünya barışı, Afrika’daki açlık, doğanın ve yaşamın devamlılığı üzerine olurdu genellikle.

Yiğit Özgür’ün şu karikatürü hariç:)

DD892D11-A0BC-45FA-B191-EA258270F9C6

Bunca güzel dileğin yanına bireysel hayal yazmak beni bencil bir insan olarak gösterecek ama şu an hissettiğim biraz bu.

Pazartesi günleri genelde böyle başlar; neden buradayım, neden bunu yapıyorum, insanlığa katkım var mı, kendim için doğru olan bu mu, ben bu şekilde mutlu muyum?

Bugün sadece yaşam hayalimi yazacağım. Yazımın herhangi bir tezi yok. Gözümü kapadığımda içinde olmak istediğim sahneyi tarifleyemek istiyorum.

Cem Yılmaz “Her şey çok güzel olacak” filminin şuradan izleyebileceğiniz meşhur sahnesinde diyor ya;

Bir barı açıyorum, iki Ayla’yla aramı düzeltiyorum, üç babamı da yanıma alıyorum. Olay bitmiştir.

39D2F3E0-B571-4C03-ACEF-CBB659368D4E

Benimki de biraz buna benziyor.

Hayal kurarken işin içine biraz gerçeklik katıyoruz. Kimse işi gücü bırakıp aylak adam olduğu hayaller kurmuyor.

Var olan işimizi bırakıyoruz ama orada yeni bir iş kuruyoruz kendimize. Hayallerimizin ayakları yere basarsa gerçekleşme olasılığı da yüksek olur gibi geliyor herhalde.

O yüzden hayalim, yaşamak istediğim yer olan Bodrum’dan aldığım bir iş teklifi ile başlıyor. Harika bir teklif almışım. O kadar harika ki; iki haftaya başlayabilirsin diyorlar. Saygın bir yayınevi bana freelance ya da Bodrum bürosunda çalışma imkanı sunmuş,

Buraya Kraliçe Virginia Woolf’un çalışma masasını koyarsak çok yakışır sanıyorum.

8D4FDD2A-6B79-4F3A-B6B1-A461B9AABB28

Evim tabii ki lüksten uzak, çardaklı, begonvilli, rüzgar güllü. Deniz görmesi gerekmiyor, ara sokak işimi görür. Avlusu olsun yeter ki.

Hayal benim hayalim olduğuna göre ne istersem alabilirim, istersem bahçeme palmiye bile dikebilirim ama istemiyorum. Bol yeşil, biraz mor, biraz sarı işimi görür. Arabam olmasına gerek yok motor ya bisiklet kullanacağım yeni yaşamımda.

Akşamlarım, Vedat Türkali’nin Mavi Karanlık kitabındaki dost meclisleri ile geçiyor.

Bahçede çıplak ampüller olsun; dostlarım olsun, rakı olsun, şarap olsun; köpeğim olsun. Gözünüzde havuzlu, iri camlı, modern Türkbükü villası canlansın istemediğim için bu detayları veriyorum. Muğla yerlisi evi düşünün, taş avlusunda gözleme pişiren teyzeler olur hani.

FAFD6E2C-3D1A-46E6-88C9-5F56E126C08D12315C24-3EB3-4AE8-8EDA-B61ACF629340

Yalnızlık seçimli olduğunda güzeldir derim hep. Zorunlu yalnızlıklar acı verir. Dolayısıyla ideal yaşamımda yalnız olayım istemem. Arada birbirimize nefes alanı bırakabileceğimiz bir sevgilim olsun, yokluğunda en özleneninden.

Fiziksel betimlemesi şu anda çok önemli değil ama bir şey olsun onda. Konuştukça kendine hayran bıraktıran, konuştukça mest eden, konuştukça sussa da öpüşsek keşke dedirten.
Yürüdüğünde arkasından bakasım gelsin.
Sustuğunda başım omzunda olsun.
Evlilik olmasın, böyle kalsın.
Hadi biraz da sakalı bir de küpesi olsun:)

4EA76076-EBD9-418D-B977-8DB89AC6D0F0

Bodrum bu ülkenin dışında değil, bağımsız değil, gerçekliğinden soyutlanmış bir yer de değil. Bu yüzden idealize etmekse niyetim, ülkeyi de baştan kurgulardım ama çok fazla dram var. Benim hayal gücümün bile üzerinde. Hayallerim ne yazık ki bireysel kurtuluş yaratabilecek kadar.

Bu pazartesi istedim ki hayallerim Bodrum beyazı, Bodrum mavisi ve Bodrum begonvili olsun.
Rakılar biterken memleketi zaten kurtarırız.
Dostluk olsun, aile olsun, aşk olsun, sağlık olsun. Gerisi lafı güzaf…

Akşama ahtapot yemek isterseniz bekliyorum:)

Akşama ahtapot var, mutlaka bekliyorum!” için 3 yorum

  1. Olursa hepsi gerçekleşir bisiklet konusunda kapım, diğer her şey için gönlüm açık. Hayallerin sallanıyor portakal ağacında, yüksel biraz ey balerin!

    Liked by 1 kişi

    1. Çok teşekkür ederim. Bisiklet kullanmayı öğrenmem gerekecek öncelikle:)

      Beğen

      1. Seve seve öğretirim

        Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close